|
28 Kasım 1922’de, Atina’da Averof Zindanı’nda, Helen Tarihi’ne “Altılar” diye geçen
bakanlar Stratigos, Protopapadakis, Baltacis, Teotokis, Gudas ve Stratos; Başbakan
Gunaris ve “Küçük Asya” ordusunun baş komutanı Hacı Anestis, kurşuna dizilerek,
idam edildiler! Suçları?
Vatan’a ihanet… “Anadolu Felâketi” dedikleri katastrofinin bedelini, yedi politikacı
ile bir general canlarıyla ödedi…
Oysa, Gunaris bu maceraya karşıydı… Anadolu’yu fethetmeye kalkışan, Elefteros Venizelos
idi… Bir süre önce yapılan seçimde, Gunaris’in de içinde bulunduğu Kralcı parti,
“Küçük ama şerefli bir Yunanistan” sloganı ile Venizelosçular’ın maceracılığından
bıkmış Yunan halkının oylarını alarak, hükümete gelmişti. Anadolu’dan çekilmekten
yanaydı…
Venizelos devrilince, başbakanlığa Protopapadakis, maliyeye de Gunaris gelmişti…
Bir süre sonra çıkan bir hükümet krizi sonrasında, ikisi yer değiştirdiler! Gunaris
başbakan, Protopapadakis Maliye Bakanı oldular…
Meşhur lâf var ya? Hani hükümete gelince görüşler değişir?
Gunaris, başbakan olunca, ne olduysa oldu, fikirleri değişti! Anadolu’dan çekilecek
diye oy alıp başbakan olan adam, Ankara’ya yürüdü…
Bunda, ordu içindeki Venizelosçu subayların, özellikle de Albay Sarıyannis’in büyük
rolü vardır…
Albay, öyle romantik bir söylemle Ankara’nın bir tokatta düşeceğini ve buna cesaret
edemeyenlerin tarihin önünde korkak olarak tescil edileceğini söylemekteydi ki ordu
komutanı Papulas bile karşı olduğu bu sefere çıkmaktan, kendini alıkoyamadı. “Küçük
ama şerefli Yunanistan” diyen Başbakan’a da Ankara Fatihi olmak, herhalde cazip
geldi… Sonuçta, Sakarya’da bilinen silleyi yeyip, Polatlı’dan Afyon’a kadar geri
çekildiler… Başkomutan Papulas geri çekilip, yerine Hac Anesti yollandı…
Ertesi yıl da Afyon önlerinde Mustafa Kemal’in büyük stratejisine kurban olup, kendilerinden
daha küçük, kötü silahlandırılmış, techizat fukarası bir ordu karşısında, altı ayda
düşmez zannetikleri savunma hatlarını 24 saatte teslim edip, dağıldılar!
Orduları üçe bölündü, emir komuta zinciri ortadan kalktı, İzmir ile bütün irtibatları
kesildi… Yalnız Yunanistan’a değil, Anadolu Rumluğu’na da tarihin en acı felâketini
yaşattılar…
O zaman ne oldu biliyor musunuz?
Suç, “ Yürüyelim korkaklar” diyen Albay Sarıyannis ve kafadarlarına yüklenmedi…
Tam tersine…
Bunlar Yunanistan’a dönüp, 22 Eylül’de Albay Pilatiras yönetiminde, bir darbe yaptılar.
Kralı değiştirip, yönetimi ele aldılar.
Suçu da “Yapmayın, etmeyin başımıza bir belâ getireceksiniz!” diyen ama direnemeyip,
göz göre göre rezil olan, başbakan Gunaris ve altı bakanına attılar…
Bir de General Hacı Anesti! İki ayda yargılayıp, “ihanetleri”ni ortaya çıkardılar
ve Kasım sonu, hepsini öldürdüler…
Sarıyannis ile Pilatiras, sıvadı, Gunaris öldü…”O da adam olup, fikirlerine sahip
çıksaydı!” denilebilir…
Ancak,sorumluluk ile yetki, atbaşı giderse anlamlıdır…
Plânları yapıp rezilane yenilen “kahraman”, Atina’da oturan Maliye Bakanı “hain”!
Seksen sene sonra, Protopapadakis’in torunu, mahkemeye başvurup, Altılar Mahkemesi’nin
adil olmadığını karara bağlattı…
Adamların “Niyazi” olmuş oldukları, şimdi artık mahkeme kararı ile sabittir…
|